☎ 0242 324 00 03
Blog

Kalıcı Silikon Askılar Yüzü Nasıl Yukarı Taşır?

Doç. Dr. Hüray Hügül12 Temmuz 20268 dk okuma

Kalıcı silikon askılar, aşağı doğru yer değiştiren yüz dokularını mekanik olarak kavrayarak yeniden yukarı taşımayı hedefleyen ip askılama yöntemlerinden biridir. Özel yapıları sayesinde dokuyu yalnızca tek bir noktadan çekmek yerine, ip boyunca çok yönlü biçimde tutarak lifting etkisi oluşturabilir.

Doç. Dr. Hüray Hügül, kalıcı silikon askıların yapısını ve yüz dokularını nasıl kavradığını anlatıyor.

Kalıcı silikon askı nedir?

Kalıcı silikon askılar, vücut tarafından zaman içerisinde eritilmeyen ve yüz dokularını belirli bir yönde desteklemek amacıyla kullanılan özel medikal iplerdir. Bu iplerin yüzeyinde, çevresindeki dokuyu kavramaya yardımcı olan çok sayıda küçük çıkıntı veya kanca bulunur.

Standart düz bir ip, dokunun içerisinden kayabilir. Kalıcı silikon askılardaki çok yönlü tutucu yapı ise ipin çevresindeki yumuşak dokuyla daha güçlü bir temas kurmasını amaçlar. Böylece aşağı doğru yer değiştiren dokuların yukarı yönlü olarak yeniden konumlandırılması hedeflenir.

Buradaki “kalıcı” kelimesi, kullanılan ip materyalinin erimeyen yapısını ifade eder. Ancak yüzün yaşlanma süreci devam ettiği için uygulamanın oluşturduğu görünümün hayat boyunca hiç değişmeden kalacağı anlamına gelmez.

Kalıcı silikon askılar yüzü nasıl kaldırır?

Kalıcı silikon askıların çalışma mekanizması, yüz dokusunun uygun anatomik katmanda kavranması ve yukarı doğru yeniden konumlandırılması prensibine dayanır.

İplerin çevresinde 360 derece konumlanabilen küçük tutucu yapılar bulunabilir. Bu yapılar, ip yerleştirildikten sonra çevredeki yumuşak dokuyu farklı yönlerden kavrar. Doktorun belirlediği kaldırma yönü boyunca gerginlik oluşturulduğunda, sarkmış doku yukarı doğru taşınabilir.

Doç. Dr. Hüray Hügül, videoda bu mekanizmayı küçük ellerin dokuyu kavrayıp yukarı kaldırmasına benzetmektedir. Bu çok yönlü tutunma sistemi, yüzün yalnızca yüzeysel derisini çekmek yerine cilt altındaki hareketli dokuların desteklenmesini amaçlar.

360 derece kancalı yapı neden önemlidir?

İp askılama uygulamalarında ipin tasarımı, dokuya ne ölçüde tutunabileceğini etkileyen temel unsurlardan biridir. Tek yönlü veya sınırlı tutucular yalnızca belirli bir yönde destek sağlayabilirken, ipin çevresine dağılan kancalar daha geniş bir temas alanı oluşturabilir.

360 derece çevresel tutunmanın amaçları şunlardır:

  • Yüz dokusunu ipin farklı yönlerinden kavramak,
  • Uygulanan kaldırma kuvvetini daha geniş bir alana dağıtmak,
  • İpin doku içerisinde kayma ihtimalini azaltmaya yardımcı olmak,
  • Yüz konturunun daha dengeli biçimde yeniden şekillendirilmesini sağlamak,
  • Sarkmış dokular için daha güçlü bir mekanik destek oluşturmak.

Ancak ipin teknik özellikleri kadar hangi anatomik katmana, hangi açıyla ve hangi kaldırma yönünde yerleştirildiği de önemlidir. Aynı ip, farklı yüz yapılarında farklı sonuçlar oluşturabilir.

Kalıcı silikon askılar hangi bölgelere uygulanabilir?

Kalıcı silikon askılar, muayene sırasında belirlenen ihtiyaca göre yüzün farklı bölgelerinde kullanılabilir. En sık değerlendirilen alanlar arasında şunlar bulunur:

  • Orta yüz ve yanak bölgesi,
  • Elmacık kemiği çevresi,
  • Nazolabial bölge,
  • Ağız kenarları ve marionette çizgileri,
  • Yüz ovali,
  • Çene hattı,
  • Gıdı ve boyun bölgesi,
  • Kaşların dış kısmı ve şakak bölgesi.

Her bölge için kullanılacak ipin yönü, sayısı ve yerleştirileceği anatomik plan farklı olabilir. Bu nedenle uygulama standart bir şablonla değil, kişinin yüz anatomisine göre planlanmalıdır.

Kalıcı silikon askı ile eriyen ipler arasındaki fark nedir?

İp askılama uygulamalarında eriyebilen ve erimeyen farklı materyaller kullanılabilir. PDO, PLLA veya PCL gibi bazı ipler zaman içerisinde vücut tarafından parçalanırken, kalıcı silikon askılar dokuda kalmaya devam eder.

Eriyen ipler genellikle daha sınırlı veya geçici mekanik destek sağlamak ve çevresindeki kolajen yanıtını desteklemek amacıyla kullanılabilir. Kalıcı askılar ise dokuda devam eden bir taşıyıcı sistem oluşturmayı hedefler.

Ancak kalıcı bir materyalin kullanılması, yöntemin herkes için daha iyi olduğu anlamına gelmez. Kalıcı iplerin tercih edilmesi; kişinin yaşı, cilt kalitesi, yüz anatomisi, sarkmanın derecesi, daha önce yaptırdığı işlemler ve gelecekte cerrahi planlayıp planlamadığı gibi faktörlere göre değerlendirilmelidir.

Kalıcı silikon askılar ameliyatla aynı sonucu verir mi?

Kalıcı silikon askılar bazı uygun hastalarda belirgin bir kaldırma ve yüz konturunda toparlanma sağlayabilir. Ancak ip askılama ile cerrahi yüz germe aynı işlem değildir.

Cerrahi yüz germe sırasında fazla deri çıkarılabilir, yüzün daha derin anatomik katmanları serbestleştirilerek yeniden konumlandırılabilir ve boyun bölgesindeki kas yapıları doğrudan düzenlenebilir. İp askılama işleminde ise fazla deri çıkarılmaz; mevcut dokular belirli vektörler boyunca yukarı taşınmaya çalışılır.

Bu nedenle ileri derecede deri fazlalığı, belirgin boyun gevşekliği veya yoğun doku sarkması bulunan kişilerde cerrahi yöntemler daha uygun olabilir. Hafif veya orta dereceli sarkması bulunan, yüz anatomisi uygun kişilerde ise kalıcı silikon askılar ameliyatsız ya da minimal girişimsel bir alternatif olarak değerlendirilebilir.

Kimler kalıcı silikon askı için uygun olabilir?

Kalıcı silikon askılar özellikle yüz dokularında aşağı yönlü yer değiştirme başlayan ancak belirgin deri fazlalığı bulunmayan kişilerde değerlendirilebilir.

Uygun adaylarda genellikle şu özelliklerden bazıları bulunabilir:

  • Yanaklarda ve orta yüzde hafif veya orta dereceli sarkma,
  • Çene hattında belirsizleşme,
  • Ağız kenarlarında aşağı yönlü görünüm,
  • Yüz ovalinde gevşeme,
  • Cerrahi operasyon istememe,
  • Dolgu ile hacim eklemek yerine mevcut dokunun yukarı taşınmasını isteme,
  • Gerçekçi ve doğal sonuç beklentisine sahip olma.

Çok ince cilt yapısı, ileri derecede deri fazlalığı, aktif enfeksiyon, kontrolsüz sistemik hastalıklar veya gerçekçi olmayan beklentiler bulunan kişiler için yöntem uygun olmayabilir. Kesin karar ancak hekim muayenesinden sonra verilebilir.

Uygulama öncesinde yüz analizi neden önemlidir?

İple yüz germe işleminde yalnızca sarkmanın bulunduğu bölgeye bakmak yeterli değildir. Yüzün kemik yapısı, yağ kompartımanları, cilt kalitesi, kas hareketleri ve yüzün sağ-sol dengesi birlikte değerlendirilmelidir.

Uygulama öncesindeki yüz analizinde genellikle şu sorulara yanıt aranır:

  • Dokular hangi yönde aşağı yer değiştirmiş?
  • En doğru kaldırma yönü hangi vektör olmalı?
  • Kaç adet askı kullanılması gerekiyor?
  • Askılar hangi anatomik katmana yerleştirilmeli?
  • Yüzün iki tarafı arasında başlangıçta asimetri var mı?
  • İşlem tek başına yeterli mi, başka uygulamalarla desteklenmeli mi?

Doğal bir görünüm için amaç yüzü mümkün olduğunca germek değil, dokuları kişinin anatomisine uygun konuma taşımaktır.

Kalıcı silikon askı sonrasında neler görülebilir?

İşlem sonrasında uygulama bölgesinde geçici şişlik, hassasiyet, morluk, gerginlik hissi veya yüz hareketleri sırasında farklılık görülebilir. İlk günlerde dokunun kaldırıldığı yön boyunca hafif çöküntü, katlanma veya asimetri oluşması da mümkündür.

Bu görünümün bir bölümü ödem azaldıkça ve dokular yeni konumuna uyum sağladıkça düzelebilir. İyileşme süreci kullanılan teknik, askı sayısı, uygulama bölgesi ve kişinin doku özelliklerine göre farklılık gösterebilir.

Enfeksiyon, ipin hissedilmesi veya görünür hale gelmesi, uzamış ağrı, belirgin asimetri ve doku düzensizlikleri gibi komplikasyonlar da mümkündür. Bu nedenle işlem yüz anatomisini ve kullanılan askı sistemini iyi bilen bir hekim tarafından uygulanmalıdır.

Kalıcı silikon askı sonuçları ne kadar sürer?

Kalıcı silikon askı materyali vücut tarafından eritilmez. Buna karşın yüz; yaşlanma, yer çekimi, kilo değişiklikleri, cilt elastikiyetinin azalması ve mimik hareketleri nedeniyle zaman içinde değişmeye devam eder.

Bu nedenle uygulamanın sonucunu yalnızca ipin kalıcı olup olmaması belirlemez. Cilt kalitesi, yaş, yaşam tarzı, sigara kullanımı, güneş maruziyeti ve dokuların başlangıçtaki sarkma derecesi sonucu etkileyebilir.

Doç. Dr. Hüray Hügül, kalıcı silikon askılarla gerçekleştirilen uygulamaların dokuz yıllık hasta sonuçlarının uluslararası hakemli Dermatologic Surgery dergisinde yayımlandığını videoda belirtmektedir. Uzun dönemli değerlendirmeler, yöntemin zaman içerisindeki etkisini ve takip sürecini anlamak açısından önem taşır.

Kalıcı silikon askılar doğal görünür mü?

Doğal sonuç, kullanılan ipin gücünden çok uygulamanın planlanmasına bağlıdır. Dokular gereğinden fazla veya yanlış yönde çekildiğinde yapay, gergin ya da yüz ifadesini değiştiren bir görünüm oluşabilir.

Kişinin yüz oranlarına uygun kaldırma yönlerinin seçilmesi, sağ ve sol yüz arasındaki farklılıkların dikkate alınması ve gereğinden fazla gerginlik oluşturulmaması daha dengeli bir sonuç elde edilmesine yardımcı olabilir.

İple yüz germe işleminde hedef, kişinin yüzünü başka bir yüz biçimine dönüştürmek değil; aşağı doğru yer değiştiren dokularını daha dengeli bir konuma taşımaktır.

İple yüz germe başka uygulamalarla birleştirilebilir mi?

Kalıcı silikon askılar yüz dokularını yukarı taşımayı hedefler ancak cilt yüzeyindeki lekeler, ince kırışıklıklar, gözenekler veya hacim kayıpları üzerinde tek başına yeterli olmayabilir.

Hekim değerlendirmesine göre işlem şu uygulamalarla birlikte planlanabilir:

  • Botulinum toksin uygulamaları,
  • Hyalüronik asit dolgular,
  • Mezoterapi ve cilt gençleştirme uygulamaları,
  • Radyofrekans ve lazer uygulamaları,
  • Boyun ve çene hattına yönelik destekleyici işlemler.

Kombine uygulamalarda işlemlerin sıralaması ve aralarındaki bekleme süreleri kişiye özel olarak belirlenmelidir.

Kalıcı silikon askı hakkında sık sorulan sorular

Kalıcı silikon askı erir mi?

Hayır. Kalıcı silikon askılar, eriyebilen PDO veya benzeri iplerden farklı olarak vücut tarafından zaman içerisinde parçalanmayan materyallerden üretilir.

Kalıcı silikon askı ameliyatsız mıdır?

İşlem klasik yüz germe ameliyatındaki gibi geniş kesiler ve fazla deri çıkarılması içermez. Ancak cilt altına medikal askı yerleştirildiği için girişimsel bir tıbbi uygulamadır.

Kalıcı silikon askı yüzü tamamen değiştirir mi?

Amaç yüzü tamamen değiştirmek değil, aşağı doğru yer değiştiren dokuları kişinin anatomisine uygun biçimde yukarı taşımaktır. Sonucun derecesi yüz yapısına ve sarkmanın seviyesine göre değişir.

Kalıcı askı ile PDO ip aynı şey midir?

Hayır. PDO ipler zaman içerisinde erirken kalıcı silikon askılar dokuda kalmaya devam eder. Her iki yöntemin kullanım amacı, kaldırma kapasitesi ve uygun hasta profili farklı olabilir.

Kalıcı silikon askılar cerrahi yüz germenin yerine geçer mi?

Hafif ve orta düzeyde sarkması olan uygun kişilerde alternatif olarak değerlendirilebilir. Ancak ileri derecede deri fazlalığı ve boyun sarkması bulunan kişilerde cerrahi yüz germe daha etkili olabilir.

İşlem sonrasında yüz ifadesi değişir mi?

Doğru anatomik planlama ve uygun gerginlik kullanıldığında doğal yüz ifadesinin korunması hedeflenir. İlk günlerde oluşabilecek ödem ve gerginlik, yüz ifadesini geçici olarak farklı gösterebilir.

Sonuç: Güçlü ip kadar doğru anatomik planlama da önemlidir

Kalıcı silikon askılar, çevresindeki çok yönlü tutucu yapılar sayesinde yüz dokularını kavrayarak yukarı taşımayı hedefler. Özellikle yüz ovali, yanaklar, çene hattı ve boyun bölgesindeki hafif veya orta dereceli sarkmalarda değerlendirilebilir.

Ancak başarılı bir sonuç yalnızca kullanılan ipin özelliklerine bağlı değildir. Yüz anatomisinin doğru analiz edilmesi, ipin uygun doku katmanına yerleştirilmesi ve kaldırma yönlerinin kişiye özel belirlenmesi en az ip seçimi kadar önemlidir.

Kalıcı silikon askı, iple yüz germe ve diğer ameliyatsız yüz gençleştirme seçeneklerinin size uygun olup olmadığı ancak dermatoloji uzmanı tarafından yapılacak muayene sonrasında belirlenebilir.

Bilgilendirme: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı veya tedavi önerisi yerine geçmez. Uygulamanın uygunluğu, beklenen sonuçları ve olası riskleri kişisel muayene sonrasında değerlendirilmelidir.

Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tanı veya uygulama önerisi yerine geçmez. Tüm uygulamalar kişiye özel planlanır ve hekim değerlendirmesi sonrasında belirlenir.